EN TR

Dünya ticaretinde ödemeler nasıl yapılıyor?

//Dünya ticaretinde ödemeler nasıl yapılıyor?

Dünya ticaretinde ödemeler nasıl yapılıyor?

Bu bölümde ilk yazımızda bahsettiğimiz güvenli ödeme türü olan akreditif ile en riskli ödeme türü olan mal mukabili(açık hesap) ticaretin dünyada ve Türkiye’deki kullanımını inceliyoruz;

Aşağıdaki grafikte 1978 yılından 2014 yılına kadar geçen sürede dünya ticaretinde açık hesap (open account) ve akreditif (letter of credit) payının gelişimi net olarak görülmektedir.

2000 yılında dünya ticaretinin %25 i akreditifle yapılırken, 2020 yılında akreditifin payının      % 11 e düşeceği ve açık hesap ticaretin ise %89 pay alacağı öngörülmektedir.

Bir başka tabloda akreditif ile mal mukabili ödeme yönteminin dünya ticaretindeki payına ilişkin gelişimi de şu şekilde görmekteyiz;

İhracatçı açısından en güvenilir ödeme yöntemleri peşin ödeme ve akreditif iken, en riskli ödeme yöntemi ise açık hesap olarak da bilinen mal mukabili ödeme yöntemidir.

Mal mukabilinde ihracatçı firma malını yükler, alıcı malı teslim aldıktan sonra anlaşılan ödeme vadesinde ödemeyi yapar. Dolayısı ile satıcı firma mal bedelini tahsil edene kadar uykusuz kalmak, tahsilat endişesi taşımak durumundadır.

 

Herkes bu kadar riski nasıl alıyor   

Dünya ticareti ile ilgili yukarıdaki verilere baktığımızda ticaretin çok önemli kısmının en riskli yöntem olan açık hesap ödeme yöntemi ile yapılmaya başlandığını görüyoruz.

Türkiye’nin ödeme türlerine göre ihracat hacimlerini incelediğimizde de akreditif ve mal mukabili ödeme paylarının dünyadaki gelişime paralel bir seyir izlediğini görmekteyiz;

Türkiye ihracatının ülkelere göre dağılımına baktığımızda Avrupa Birliği ülkeleri ve birlik dışı Avrupa ülkelerinin payı % 60 lara yaklaşmıştır.

Avrupa ülkelerini Ortadoğu, Asya, Afrika ülkeleri ve Amerika kıtası takip etmektedir.

Sektörel olarak bakıldığında ise dünya devi otomotiv ve büyük tekstil firmalarına yapılan ihracat ciddi ağırlığa sahip olduğundan ülkemizdeki pek çok üretici bu dev firmalara herhangi bir teminat almaksızın mal mukabili ihracat yapmakta. Zaten daha önce bahsettiğimiz üzere bu alıcıların kredibilitesi ve güvenilirliği çok yüksek olduğundan maliyet yaratabilecek veya operasyonel yük oluşturacak farklı bir ödeme türü ile ticaret yapmak pek mümkün olmamaktadır.

Açık hesap (mal mukabili ödeme) ihracatın diğer ödeme yöntemlerine göre en önemli avantajları; maliyetsiz olması, herhangi bir masraf komisyon doğmaması, banka tarafında herhangi bir evrak gönderimi ve incelemesi olmaması gibi operasyonel kolaylıklardır.

Bu avantajlarından dolayı, dünyada pek çok firma gittikçe artan rekabet şartlarından dolayı birbirlerini tanımaya başladığı andan itibaren bu basit ve ucuz yöntemi tercih etmekte.

Sağladığı kolaylıkların yanında bu kadar riskli bir yöntemin kullanımının bu derece artmasının tabii ki farklı sebepleri de var;

Dünya genelinde ihracat kredi sigortası konusunda çok ciddi gelişmeler yaşanmakta. Ülkemizde de Türk Eximbank başta olmak üzere, Coface, Euler Hermes gibi ihracat kredi kuruluşları çok makul sigorta primleri karşılığında çok geniş coğrafyalarda iş yapan ihracatçılara hem alacaklarını sigorta ettirme imkanı hem de farklı finansman alternatifleri sunmaktalar.

Türk Eximbank tarafından sigortalanan kısa vadeli ihracat rakamlarına baktığımızda ;

Ülkemizde de önceleri çok az ilgi gösterilen alacak sigortası konusunda, tüm dünya piyasalarını etkileyen 2008 krizinden sonra ciddi bir ilgi oluştuğunu görmekteyiz.

2008 yılına kadar uluslararası ölçekteki firmaların ve bankaların işin içinde olduğu ticarette herhangi bir ödeme sıkıntısı olabileceği tahmin edilmiyor, eski alışkanlıklara bağlı olarak açık hesap ticaret mutlu mesut sürdürülüyordu.

Fakat 2008 yılında ABD den başlayarak tüm dünyayı sarsan ekonomik krizde görüldü ki dev  firmalar, dünyanın en büyük bankaları ve hatta gelişmiş kabul edilen ülkeler dahi ödeme güçlüğüne düşebiliyor, dünyanın en güçlü finans kurumları tarihe karışıyor,  bankalar birleşerek güçlerini korumak durumunda kalabiliyordu.

Batı Avrupa ülkelerinde dahi firmalar bir yana, bizzat ülkelerin ödeme sıkıntısına düştükleri görüldü.

Yakın dönemde yaşanarak görülen bu riskler ile karşılaşan firmalar da ihracat kredi sigortasının ne denli önemli olduğunu kavrayarak alacak sigortasına ilgi göstermeye başladı.

Bu konuda başta Türk Eximbank olmak üzere Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası sigorta şirketleri ülke riskleri ve derecelerine göre çok cüzi oranlardan başlayan risk primleri ile ihracat alacaklarını sigorta etmekteler.

İhracatçı firmalarımız da elde edecekleri karın çok ufak bir kısmını sigorta primi olarak yatırarak rahat uyumak ve vadede alacaklarını tahsil etme şansına sahipler.

İhracat kredi sigortası dışında faktöring kuruluşları da benzer koşullarda ihracat alacaklarının garantisi ve finansmanı konusunda destek olabilmektedir.

Bunlara ilaveten dünya ticaretinde de sahtecilik dolandırıcılık olayları görülebilmektedir. Tabii ki satıcı firmalar basiretli tüccar olarak yurt içinde olduğu kadar yurt dışı satışlarında da bu tür olumsuzluklara karşı kendilerince gereken önlemleri almak durumundalar.

Bu konularda da hem ihracat kredi kuruluşlarının hem de faktöring kurumlarının istihbarat hizmetleri ile ihracatçı müşterilerine destek olduklarını görmekteyiz.

Yukarıdaki özet bilgilerden hareketle, ihracata yönelecek firmaların karşılaşabilecekleri tüm risklerin farkında olmaları, kendilerine en uygun ödeme yöntemini belirlemeleri, risk yaratabilecek durumlarda ödeme garantisi sağlayacak enstrümanları da aktif olarak kullanmaları satışlarının artması ve tahsilat konusunda ciddi faydalar sağlayacaktır.

Bol kazançlar dileriz…

Atilla Buğdaycı

2019 Ocak

By | 2019-01-14T11:54:53+00:00 Ocak 11th, 2019|Categories: İş Dünyası|Yorum yok

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin